Binali İNCİ (Aşık SERDARİ)

1.082
Okuma Süresi: 4 dakika
A+
A-
Binali İNCİ (Aşık SERDARİ)

Aşık SERDARÎ (Binali İNCİ) (1926 – ?)

Asıl adı Binali İnci olan halk ozanı Aşık Serdarî, 1926 yılında Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Akdağ köyünde, Celep Halil İnci ve Zehra Sultan’ın oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Şiirlerinde Serdarî mahlasını kullanmıştır.

Henüz beş yaşındayken babasının işi nedeniyle ailesiyle birlikte Erzincan’a göç etmiştir. Ailenin düzeni, 18 Mart 1939 tarihindeki büyük Erzincan depremiyle sarsılmış; bu felakette iki kız kardeşini kaybetmiş, babası ise enkaz altından ağır yaralı olarak kurtarılmıştır. Babasının tedavisi amacıyla bir süre sonra İstanbul’daki ablasının yanına yerleşmişlerdir. Ancak babası, depremde aldığı yaralar nedeniyle iki yıl sonra (1941) vefat etmiştir. Yaşanan bu acılar ve maddi sıkıntılar nedeniyle Serdarî, ortaokulu bitiremeden eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalmıştır. Gençlik yıllarında küçük memuriyetler yapmış ve şoför olarak çalışmıştır.

Aşıklık geleneğine yönelmesi, 1943 yılında, İkinci Dünya Savaşı döneminin yokluk ve yoksulluk günlerinde, henüz 17 yaşındayken gördüğü bir rüya üzerine olmuştur. Rüyasında aldığı ilhamla şiir söylemeye başlayan Serdarî, başlangıçta kendisine bir usta bulmakta zorlanmıştır. Rivayete göre rüyasında Aşık Veysel’i görmüş, ancak Veysel ona sazını öğretemeyeceğini, meclisteki diğer aşıklardan öğrenmesi gerektiğini söylemiştir. Bir süre kendi kendine çalıp söylemiştir.

Güzel sesi Ahmet Yamacı’nın dikkatini çekmiş ve kendisine nota öğretip İstanbul Radyosu’na alma teklifinde bulunulmuştur. Ancak Serdarî, aynı yıl tanıştığı büyük halk ozanı Davut Sularî‘ye çırak olmayı tercih etmiştir. Bu tarihten sonra ustası Davut Sularî ile birlikte yurdun dört bir yanını gezerek aşık meclislerinde sanatını icra etmeye başlamıştır. Bu süreçte Aşık Beyhanî gibi diğer ozanlarla da dostluk kurmuştur. Katıldığı çeşitli aşık şölenlerinde ödüller kazanmış ve plaklar doldurmuştur.

Şiirlerinde ustası Davut Sularî’nin etkisi görülmekle birlikte, Karacaoğlan’dan da etkilendiği lirik şiirleri vardır. Dili sade ve akıcıdır. Aşk, güzellemeler, sosyal eleştiriler, taşlamalar, ağıtlar, koçaklamalar, dini ve felsefi konular gibi geniş bir yelpazede eserler vermiştir. Sadece duygusal aşkı değil, Yunus Emre gibi toplumsal gerçekleri ve haksızlıkları da dile getirmiştir. “Hak ile Hak, halk ile halk olma” anlayışını benimsemiştir.

Ahmet Özdemir tarafından hayatı, sanatı ve şiirleri üzerine “Kelkitli Âşık Serdari Hayatı Sanatı ve Şiirleri Sür Beni Beni” adıyla 1975 yılında kapsamlı bir kitap yayımlanmıştır.

Aşık Serdarî’nin eşi vefat etmiş olup, iki çocuk babasıdır. En son 1975 yılında İstanbul Moda’da yaşadığı bilgisi kayıtlarda mevcuttur. Doğum yılı 1926 olan Aşık Serdarî’nin günümüzdeki durumu veya vefat tarihi hakkında güvenilir kaynaklarda (örneğin Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü’nde) kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle vefat tarihi “?” olarak belirtilmiştir.

Bu biyografi, mevcut verilerimiz ile birlikte web araştırmalarıyla derlenmiştir. İçerikte eksik, hatalı, güncel olmayan veya webden sistemin yanlış derlediği bilgiler bulunabilir. Düzeltme veya ekleme taleplerinizi haber@haber29.net mail adresimize ileterek Gümüşhaneli değerlerimizin biyografilerini geliştirmemize yardımcı olabilirsiniz. Teşekkürler.
Siz de Katkıda Bulunun! Tanıdığınız, bildiğiniz ve sitemizde yer almasını istediğiniz Gümüşhaneli değerlerimizin biyografilerini bizimle paylaşabilirsiniz.
Göndermek istediğiniz biyografiyi ve varsa ilgili fotoğrafları, aşağıdaki yöntemlerden biriyle bize ulaştırın:

Biyografi Gönder Sayfası veya haber@haber29.net e-posta adresinden.

Gümüşhane'mizin zengin hafızasını birlikte oluşturalım!
Bir Yorum Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.